Anasayfam Yap Sık Kullanlanlara Ekle SİTENE EKLE KÜNYE ARŞİV  İLETİŞİM  RSS  
 
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM   HABER İHBARI    CANLI TV

"İmamın Ordusu Bilirkişi Oldu" - ÖZEL HABER - Dünyaya Duyarsız Kalmayın .!
 
"İMAMIN ORDUSU BİLİRKİŞİ OLDU" |
Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Ozelhaber Haberleri  

Oda TV davası kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık, savunmasını yaptı. Kitabını inceleyen kişilerin kitapta anlatılan "imamın ordusu" olduğunu söyleyen Şık, gazetecilik nedeniyle içerde olduğunu söyleyerek tahliye talep etmedi.

Oda TV davasının sekizinci duruşmasında Coşkun Musluk ve Sait Çakır’ın ardından Ahmet Şık savunmasını yaptı. Ahmet Şık, savunmasına başlarken iddianameyi "Kitabımı yanımda getirmedim patlar, matlar" sözleriyle eleştirdi.

16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Kasım 2011’de görülen ilk duruşma sonucunda sanıkları reddi hakim talebini değerlendirmek üzere bir sonraki duruşmayı 26 Aralık’a erteleyen mahkeme, ilk olarak Yalçın Küçük’ün savunmasını aldı. Ardından savunmalarını veren Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın ardından bugün Coşkun Musluk, Sait Çakır ve Ahmet Şık savunma yaptı.

İlk olarak söz alan Coşkun Musluk, dün akşam yarım kalan savunmasını tamamladı. Coşkun Musluk, mesleki faaliyetlerinden dolayı suçlandığını ifade ederek ’’Gazetecilik ve sosyal hayatımla ilgili telefon görüşmelerim iddianameye konulmuş. Bu görüşmelerim nedeniyle terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyorum’’ dedi.

Dava iddianamesinin kabul edilmesinin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) karşıtı herkesi tehdit altında bıraktığının ifade eden Musluk, Oda TV davasını cemaatin dışında kimse tarafından savunulmadığını söyledi.

Musluk’un ardından söz alan Sait Çakır ise yargılanan hiç kimsenin Ergenekon örgütüne aidat ödediğine dair makbuz olmadığını, hiç kimsenin kod adı da olmadığını belirterek 134 sayfalık iddianamenin 130. sayfasına kadar isminin geçmediğini söyledi.

İddianamede var olmasının tek nedeninin Yalçın Küçük’e bulaşmak olduğunu söyleyen Çakır, Küçük’le ilişkisinin hoca-öğrenci ilişkisinden ibaret olduğunu ifade etti. Küçük’ün kitaplarını yayınlayan yayınevinin editörü olduğunu ve kitapların ilk sayfasında adının geçmesinin yasal bir şey olduğunu söyleyen Çakır, iddianameyi hazırlayan savcının çok az çalıştığını düşündüğünü sözlerine ekledi.

"Kitabı getirmedim, patlar matlar..."

Savunma yapmak için kürsüye gelen Ahmet Şık, tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen kitabı beraberinde getirmediğini söyleyerek "Patlar falan, başımıza bir iş gelmesin" dedi.

Soruşturmanın omurgasını mail ve telefon konuşmaları ile haber ve yorumların oluşturduğunu söyleyen Şık, iddianamede suç delili kabul edilen 251 haberden 84 tanesinin başka yerlerde yayınlanmış alıntılar olduğuna dikkat çekti.

"Tahliye talep etmiyorum"

İddianameye delil olarak konulan belgelerin çoğunun günlük gazetelerde yer alan haberler olduğuna dikkat çeken Ahmet Şık içeri alınma nedenlerinin gazetecilik faaliyetleri olmadığının söylendiğini hatırlatarak "Peki bunlar ne?" diye sordu.

"Bu kadar ciddiyetten uzak bir iddianame görmedim" diyen Şık savunmasına şöyle devam etti:

* 11 kişi 11. ayımıza girdik ve ben hala neyle suçlandığımızı bilmiyorum. Ortada suç sayılabilecek bir durum yok.

* Deniz feneri davasındaki insanlar, tutukluluk ceza halini alacak denilerek iki ay sonra tahliye edildiklerinde ben tahliyeler için bravo dedim.

* Ankara’da faili meçhullerle ilgili bir soruşturma yürüyor. Bir katil kimi nasıl öldürdüğünü anlatıyor. Konuşan kişi bir katil değil, o kanlı canlı bir katil. Katil anlatıyor, gözaltına alınanlar soruşturuluyor, sonra bırakılıyor, soruşturma savsaklanıyor. Ben burada böylesi bir iddianameyle 11 aydır tutuklu tutuluyorum.

* Ben cani, katil veya Deniz Feneri sanığı değilim bu sebeple 11 aydır tutukluyum. Durum ortadadır ve ben sizden tahliye de talep etmiyorum. Gazetecilik yaptığım için buradayım.

* Gazeteci görmeyeni gözü duymayanın kulağı konuşamayanın sesidir. Bu düsturdan hiç şaşmadım. Bu yüzden 11 aydır içerdeyim.

"Kitabı herkes biliyordu. Başka isimle nasıl yazayım?"

Kendisine yöneltilen iddiaları ciddiye almadığını, ancak susmak değil söylemek mecburiyetinde olunan günlerden geçildiğini söyleyen Ahmet Şık, iddianameye göre kendisinin Ergenekon üyesi olmamakla birlikte örgütün talimatıyla kitap yazdığının ileri sürüldüğünü söyledi.

Malum medyaya servis edilen delillerin polis andıçlarından ibaret olduğunu ifade eden Şık, delillerin tamamının düzmece olduğunu belirtti ve ekledi:

* Bugüne kadar yazdıklarımın içeriğine ve sosyalist kimliğime bakılırsa bu iddiaların düzmece olduğu anlaşılır. Benim bu kapsamda bir kitap yazdığımı söylemek için akıl körü olmak lazım.

* Hakkımda hiçbir şey bilinmiyorsa bile Google var. Ona bakılır. Bu nasıl bir mantıktır?

* Polis teşkilatında yaşananların bu tür davalarla ilişkisini anlatmaya çalıştım, bu nedenle bu davadayım.

* Nedim veya Soner Yalçın’ın bana talimat verdiğine dair belge var mı? Yok. Kırıntısı yok.

* Derin devlet örgütü vardır ve adı kontrgerilladır, Ergenekon değildir. Bu örgüt Türkiye’nin kanlı tarihini yazmıştır. 1950’lerden beri karda yürüyüp izini belli etmeyen, devletin tüm kurumlarıyla izlerini sildiği örgüt, iddianamedeki gibi çalışabilir mi?

* Herkesi bu Ergenekon torbasına doldurdular. Ne olduğunu bilmediğim nihai hedefleri için dikensiz gül bahçesi yarattılar.

* Bütün arkadaşlarım, avukatlar eş dostun bildiği bir kitap nasıl örgüt dokumanı olur. Burada gazeteci değil gazetecilik yargılanıyor. Bu dava salt ifade özgürlüğü davası değil, toplumun bilgiye ulaşmasının engellenmesi davasıdır da... Bize "Bizim istemediğimiz konularda yazamazsınız" diyorlar. Bu rejimin adı demokrasi mi, yoksa korku diktatörlüğü mü?

* Kitap şekillenince editörler, arkadaşlarım ve avukatlarla bu kadar paylaştığım kitabı nasıl başka isimle çıkartayım? Bu nasıl iddia? Ama bu iddia nedeniyle 11 aydır tutukluyum.

"Bilirkişi ’İmamın Ordusu’"

* Kitapları bombaya benzetenler, davaları Türkiye’nin tanıtım malzemesi görenler bile sustu artık. Umarım bu suskunluk hicap duygusundandır.

* Türkiye yargısı her dönem müesses düzenin emrindedir. Ortada bir hukuk katliamı vardır. Bir çok benzemez bir araya getirilmiştir bu iddianamede.

* İddianamenin cezalandırılmam istenen kısmında 74 cümle kullanılmış ve içinde 10 kere "iddia edilen" denmiştir.

* Kitabın konusuna dahil olduğu çok açık olan polisler, kitabımla ilgili bilirkişilik yapmışlardır. Yani "imamın ordusu" bilirkişi olmuştur.

* Polis inceleme tutanağının kendisi bir örgüt dokumanıdır. Yapmanız gereken beni yargılamak değil, bu komployu ortaya koymaktır. Bu tur hukuksuzluklar, demokratik ülkelerde değil, faşist diktatörlüklerde olur. Benim suçsuz olduğumu siz dahil herkes biliyor.

* Derin devlet yöntemleri halen iktidarda. Sadece sahipleri değişti. Bu yeni Ergenekon’la da mücadele edeceğim. Tarihte hesabı sorulmamış hiçbir suç kalmamıştır. Bunun da hesabı sorulacak. (EKN)

* Bu haber duruşma salonundan geçilen tweet’lerden derlenmiştir.

** Ahmet Şık’ın savunmasının tamamını okumak için tıklayınız

Haber Kaynak : Bianet


"İmamın Ordusu Bilirkişi Oldu" : Google'da Ara

"İmamın Ordusu Bilirkişi Oldu" :
"İmamın Ordusu Bilirkişi Oldu" |


Etiketler :
 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 

BU HABERİN EKLENME TARİHİ 2012-01-05 / 17-25 | BU HABER TOPLAM 142 KEZ OKUNDU.

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.

Lütfen dikkat: Yorum kontrolu etkin,bu yüzden yorumlarınızın yayınlanması zaman alabilir.Lütfen Yorumunuzun kontrol edilerek yayınlanması için bekleyiniz,yorum tekrarı yapmayınız.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Duyarsiz veya Duyarsiz.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        ÖZEL HABER

  "GERZE’Yİ BIRAKMIYORUZ"


         Ekoloji Kolektifi, Gerze’de termik santral yapmak isteyen Anadolu Grubu’nun yönetim kurulu başkanı Özilhan’ın açıklamalarına karşı yaptığı a&ccedi

  ASKER HAPİSTE, DÜŞÜNCESİ SİVİL GÖRÜNÜMLÜ


         Uludere katliamını takiben Başbuğ’un tutuklanması ve AKP’nin giderek otoriterleşen siyaseti hakkında konuştuğumuz Önen, AKP’nin en kritik zamanlarda kozlarını

  KENDİSİ İDDİANAMEDE FİKİRLERİ İKTİDARDA...


          12 Eylül Darbesi yargılanmıyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12 Eylül Askeri Darbesi’ne ilişkin soruşturması tamamlandı. Hazırlanan iddianame is

  "İMAMIN ORDUSU BİLİRKİŞİ OLDU"


         Oda TV davası kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık, savunmasını yaptı. Kitabını inceleyen kişilerin kitapta anlatılan "imamın ordusu" olduğunu söyley

  25-26 MART 1994: F-16LAR NEREYE


         HRW raporundaki uzman görüşüne göre 25-26 Mart 1994te Türk Hava Kuvvetleri Kuşkonar köyünün bombalanmasına katıldı. Büy

  ULUDERE RAPORU "BU BİR KATLİAM


         Şırnak’ın Uludere İlçesine bağlı Ortası Köyü’nde 28 Aralık’ta öldürülen 35 kişi ile ilgili olarak Mazlum Der, ÇHD, TİHV, İHD,

  BEN BİR AYRIK OTUYUM


         Terörle mücadele edildiğine göre, "tere otları" ile "maydanozlar" konuşacak sadece. Yazarlar ve gazeteciler, bu faciayı yazarsa, şairler genç

  "ASKER Mİ DOĞUYORUZ, BEBEK Mİ",


         Halil Savda, Ahmet Aydemir ve Mehmet Atak’ın yargılandığı "Herkes bebek doğar" davasının dördüncü duruşmasında sanıkların jinekolog bilirkişi getiri

  ERDAL EREN’İN ANNESİNE MEKTUBU


         Gelecek görüşte bana özgürlüğü, özgürlüğün tohumlarını getir. Ve demir parmaklıklara bütün bu yazdıkları

  DEV-YOL DAVASINDA 30. YILINA GİRDİ


         Türkiye’de 12 Eylül darbecilerine ilişkin her hangi bir dava açılmadı ancak 12 Eylül’de açılan bir dava 29 yıldır sürüyor. De

 
           YAZARLAR
  Erol Altunoğlu
Dolandırılma halinde vergilendirme
  Eski Tüfek
Hani Kaddafi kardesindi
  Pavel Korçagin
TEMBELLİGİN MANİFESTOSU !
  Kaan İşbilir
Kadınlar Neden Mutsuz
 

TÜM YAZARLARIMIZ

 
 



Duyarsız'ı Twitter'de Takip Et

           EN ÇOK OKUNAN HABERLER
SEMİHİN BU TWİTİ ORTALIĞI KARIŞTIRD

Galatasarayın genç futbolcusu Semih Kaya, sarı kırmızılı ekibin şampiyonluğ

 
ALMEDANIN SEKSİ DANSI REKOR KIRIYOR

Yarışmacı Almeda Abazi ile partide şarkı söyleyen Amerikalı rapçi Ludacrisi

 
İNTERNETTEN EN ÇOK BU DİZİLERİ İZLE

Nisan ayının izlenme rekoru kıran dizisi açık ara farkla The Vampire Diarie

 
ŞAMPİYONLAR LİGİ FİNALİNİ ONLAR YÖN

17 Mayısta Münih Olimpiyat Stadında 1.FFC Frankfurt ve French Olympique Lyo

 

Sohbet Anasayfa


           HABER ARA
 

KPDSYE GİRECEKLER DİKKAT!

Yabancı dil tazminatı almak isteyen kamu personelinin yabancı dil bilgisi

 
ÖĞRETMENE TAYİN KALDIRILIYOR!

Yeni sisteme göre, öğretmenler belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak,

 

           YORUMLAR

Günlük Gazete Oku



duyarsiz
on Google+

GÜNDEM   GÜNCEL   GÜNDEM   GÜNDEM   Ankara   MEDYA   ANKARA   BASKETBOL  
TRABZONSPOR   FUTBOL   GALATASARAY   MOTOR SPOR   VOLEYBOL   TENİS   F1   FUTBOL  
futbol   FENERBAHÇE   AVRUPA LİGİ   SPOR   BEŞİKTAŞ   SÜPER LİG   1-LİG   ŞAMPİYONLAR LİGİ  
MİLLİ TAKIM   SİYASET   DÜNYA   YAŞAM   ANKARA   MAGAZİN   KADIN   TEKNOLOJİ  
EKONOMİ   KÜLTÜR SANAT   SİNEMA   3.SAYFA   EĞİTİM   ÖZEL HABER   SİZDEN GELENLER   SAĞLIK  
RSS © 2010 Dünyaya Duyarsız Kalmayın .! Türkiye'nin Haber Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim  
M.S.A. Yazılım || Coder / Mahmut GÜNDÜZALP