Anasayfam Yap Sık Kullanlanlara Ekle SİTENE EKLE KÜNYE ARŞİV  İLETİŞİM  RSS  
 
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM   HABER İHBARI    CANLI TV

ULUDERE SALDIRISI : Ulusal Ekonomi, Ulusal Güvenlik - SİZDEN GELENLER - Dünyaya Duyarsız Kalmayın .!
 
ULUDERE SALDIRISI : ULUSAL EKONOMİ, ULUSAL GÜVENLİK |
Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Sizdengelenler Haberleri  
ULUDERE SALDIRISI : Ulusal Ekonomi, Ulusal Güvenlik

Türkiye’de yaşayan herkesin milli ekonominin yararını gözetme yükümlülüğü, kaçakçılık suçu benzeri suçlar vasıtasıyla kimseyi ayırmaksızın yaptırımlara bağlanıyor. Fakat aynı kapsayıcılığı, milli gelirin paylaşılmasında görebilmek mümkün değil.

35 insanı kaybettik... Anaakım medya, resmi yetkililerden gelen açıklamaları habercilik sandığı için, olayın hemen ardından Uludere’de nasıl bir katliam yaşandığını sosyal paylaşım ağları sayesinde öğrenebildik. 28 Aralık günü akşam saatlerinde çoğu çocuk yaşta sivillerin üzerine bomba yağdırıldı!

Ertesi gün öğlene doğru Türk Silahlı Kuvvetleri’nden resmi açıklama geldi. Sekiz maddelik açıklamanın meali şöyle: İnsansız savaş uçaklarımızın tespit ettiği insanları ’’terörist’’ sandık.

Daha evvel de sınırdan kaçak mal sokanları terörist sanıp öldürmüşlerdi, kekik toplayan köylüleri de...

İnsansız savaş uçaklarının radarlarına takılanlar gerçekten sandıkları gibi PKK mensubu olsalardı, üzerlerine bomba yağdırmak kendiliğinden meşru olacakmış gibi yapılmış bir savunma bu. Sadece bu açıklamada değil, benzer olayların yaşandığı diğer örneklerde de aynı gerekçeye başvurulmuştu:

Kekik toplayan köylüleri öldüren askerler, mahkeme önünde biz onları terörist sandık, ellerindeki su borularını silah sandık diyerek savunmuşlardı.

Oysaki bir devletin terörle mücadele gerekçesiyle yaptığı operasyonlarda bile yaşam hakkına saygı ilkesine riayet etme yükümlülüğü var.

Fakat ne yazık ki Ekşi Sözlük yazarlarına dine hakaret gerekçesiyle açılan davalarda dayanak gösterilen AİHM kararları (Otto-Preminger-Institut - Avusturya Kararı), ne hikmetse terörle mücadele adına yapılan hiçbir eylemde dönüp bakılan bir kaynak olamıyor.

Olabilse, olay sırasında şiddet kullanılmasını gerektirecek somut bir tehlike oluşturup oluşturmadıklarına bakılmaksızın, ihtarda bulunmaksızın, böyle bir tehlike varsa da bunu bertaraf etmek için mutlaka şiddete başvurmak gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa ne ölçüde şiddet kullanmak gerektiğini değerlendirmeksizin şiddet kullanılmazdı.

Kullanıldıysa da, bunun kendiliğinden meşru bir eylemmiş gibi savunulamayacağı bilinirdi (McCann-Birleşik Krallık Kararı).

Zaten bütün bunları tartışmaya bile gerek yok. Olaydan neredeyse yirmi saat sonra hükümetin yaptığı ihtiyatlı açıklama, bölgeden gelen tanıklıklar ve İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum Der) ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) öndeğerlendirme raporu, öldürülenlerin sınır ticareti yapan silahsız insanlar olduklarını gösteriyor.

Mazlum Der ve İHD’nin topladığı tanıklıklar, bölgede görevli güvenlik güçlerinin olayın gerçekleştiği güzergâh üzerinde sınır ticareti yapıldığını bildiklerine ve ölenleri tanıdıklarına işaret ediyor. Yani, ulusal güvenliği teröre karşı korumak adına yapılan bu operasyon, aslında ulusal ekonomiyi ve kamu düzenini koruma amacı taşıyan kaçakçılık suçunun çocuk faillerinin canını almış!

İnternette kaçakçılıkla ilgili küçük bir araştırma yapıldığında karşımıza çıkan belgelerden biri Başbakanlık’ın tütün ve tütün mamullerinin kaçakçılığına ilişkin 2011/18 sayılı genelgesi. 2010 tarihli bu genelge, kaçakçılıkla mücadelenin amacını şöyle tarif ediyor:

’’Tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı, kamu düzenini doğrudan etkilediği gibi vergi gelirlerinde de önemli miktarda kayba sebep olmaktadır. Kaçakçılık yoluyla organize suç ve terör örgütlerine finansman sağlanmakta, kaçak yollarla denetimsiz olarak yurda sokulan tütün ve tütün mamulleri toplum sağlığını tehdit etmekte, sektörde haksız rekabete yol açmaktadır. Kaçakçılığın önlenmesi, ortaya çıkan etkilerinin bertaraf edilerek toplum düzeninin korunması ve ekonominin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için bu konuda etkin bir şekilde mücadele edilmesini gerektirmektedir.’’

Genelgede dile getirilen toplumun sağlığının korunmasına yönelik hassasiyetler elbette ki önemli. Fakat daha birkaç gün önce GDO’lu mısıra izin çıkmışken, bu ülkede ’’ekonominin sağlığı’’ ile ’’toplumun sağlığı’’ arasında nasıl bir öncelik sıralamasının tercih edildiğini tahmin etmek güç değil.

Zaten akaryakıt kaçakçılığıyla mücadelede durumun ne olduğuna baktığımızda, hem sağlık hem de çevrenin korunmasını yakından ilgilendirebilecek olan akaryakıt kaçakçılığının açıkça ekonomik önceliklerle gerekçelendirildiğini görüyoruz. Örneğin, akaryakıt kaçakçılığıyla mücadelenin koordinasyonundan sorumlu Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, saldırıdan birkaç gün önce katıldığı bir çalıştayda akaryakıt kaçakçılığıyla  mücadeleyi doğrudan haksız rekabetle ve akaryakıt kaçakçılığının ’’toplum üzerindeki ekonomik etkileriyle’’ ilişkilendirdiği bir konuşma yaptı; Bakan Yazıcı’nın bu konuşmasında ne toplum sağlığından ne de çevrenin korunmasından bahsettiğini görüyoruz.

Saldırının yaşandığı gün boyunca bölgeyi tanıyan bazı sosyal medya kullanıcıları, Uludere’nin de içinde bulunduğu coğrafyada sınır ticaretinin neredeyse bölge insanının tek geçim kaynağı olduğunu vurguladılar.

Bu bilgiyi, TÜİK’in birkaç gün önce açıkladığı yoksulluk verileriyle birlikte okumak gerek. TÜİK’in verilerini değerlendiren Prof. Dr. Oğuz Işık, Türkiye genelinde yüzde 17 olan yoksulluk oranının Güneydoğu’da yüzde 60’ı bulduğunu söylüyor. Şüphesiz, bu yoksulluğun ardında bölgedeki şiddet ortamının ve buna yönelik tedbirlerin büyük etkisi var.

Oysa kaçakçılıkla mücadelenin amaçları bu yoksulluğu görmüyor. Sanki ülkede yaşayan herkesin yararınaymış izlenimini veren  ’’ulusal ekonominin korunması’’ diskurunun, aslında milli gelirden adaletli bir pay alamadığı görülen bölge insanını içerdiğini söylemek güç. Bu kapsayıcılığın, yalnızca yükümlülükler bakımından geçerli olduğunu söylemek bile mümkün.

Türkiye’de yaşayan herkesin milli ekonominin yararını gözetme yükümlülüğü, kaçakçılık suçu benzeri suçlar vasıtasıyla kimseyi ayırmaksızın yaptırımlara bağlanıyor. Fakat aynı kapsayıcılığı, milli gelirin paylaşılmasında  görebilmek mümkün değil. Zira vergilerle elde edilen gelir ve haksız rekabeti engellemek suretiyle yasal alanda faaliyet gösteren şirketlerin güvence altına alınan kazançları, bölge insanın da adil oranlarla yararlanabildiği bir refah yaratmıyor.

Uzun lafın kısası, 29 Aralık 2011’de ’’ulusal güvenlik’’ ve ’’ulusal birlik ve bütünlük’’ korunsun diye atılan bombalarla öldürülen insanlar, yaşasalardı kendilerine ekonomik anlamda bir refah getirdiği söylenemeyecek olan ’’ulusal ekonominin’’ korunması için düzenlenmiş bir suçun failleri olmakla suçlanacaklardı.

Ülke ekonomisinin korunması için alınan tedbirlerle güvence altına alınan refahtan adil bir pay alamadıkları için giriştikleri sınır ticareti, onları güvenlik için atılan bombaların hedefi haline getirdi.

Onlar, ulusal güvenlik ve ulusal ekonominin kapsayıcı görünüp de dışlayan dilinin kesiştiği bir anda ve yerde başlarına yağdırılan bombalarla öldürüldüler. Biz, hayatta kalanlar bu dışlayıcılığın ifşa olduğu en acı örneklerden birine tanık olduk.

Esra DEMİR
esdemir@gmail.com

ULUDERE SALDIRISI : Ulusal Ekonomi, Ulusal Güvenlik : Google'da Ara

ULUDERE SALDIRISI : Ulusal Ekonomi, Ulusal Güvenlik :
ULUDERE SALDIRISI : Ulusal Ekonomi, Ulusal Güvenlik |

SİZDE HABERİNİZİ GÖNDERİN YAYINLAYALIM


Etiketler :
 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 

BU HABERİN EKLENME TARİHİ 2012-01-03 / 23-28 | BU HABER TOPLAM 372 KEZ OKUNDU.

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.

Lütfen dikkat: Yorum kontrolu etkin,bu yüzden yorumlarınızın yayınlanması zaman alabilir.Lütfen Yorumunuzun kontrol edilerek yayınlanması için bekleyiniz,yorum tekrarı yapmayınız.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Duyarsiz veya Duyarsiz.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        SİZDEN GELENLER

  SINIRDA KAÇAKÇILIK "60 LİRA İÇİN


         Ortasu köylülerinin başka geçim kaynağı olmadığı için hayatları pahasına, 60 lira uğruna kaçakçılık yaptığını söyleyen k&

  YÜREĞİM YANIYOR


         FÜSUN ERDOĞAN’DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI Altıncı yılbaşım hapiste. Çok eğlenceli, durgun, kırgın, değişik yılbaşılar kutladım. Ta

  GÜLSÜM DEPELİ’DEN AİLE YALNIZLIKTIR, YALNIZ


         Eskiden üniversite temalı gençlik dizilerinde aileden uzaklaşan ve kendi seçimlerini yapmaya çalışan gençlik hikayeleri konu ediliy

  ULUDERE "AKIBETİ KUŞKONAR’A BENZEMESİN"


         Şırnak’ın köyleri 1994’te de bombalanmış, devlet sorumluluğu kabul etmemişti, olayla ilgili soruşturmada hiçbir ilerleme kaydedilemedi; Avukat El&ccedi

  FARUK ARHAN SORUYOR KASIT YOK,


         Ankara kollarını sıvadı. Bülent Arınç Uludere mesaisini özetledi: Köylüler eldeki bulgulara göre tesirsiz bırakıldı. Tazminat verece

  MECLİS TUTANAKLARINDA KUŞKONAR BOMBALARI


         11 yıl önce Cizre köylerine bombalar düştü, 38 kişi öldü, DEP milletvekili Sadak İçişleri Bakanı Nahit Menteşeye olayı sorunca

  BOMBALAR MI ÖZÜR DİLESİN?


         35 sivil yanlışlıkla öldürüldüyse önce özür dilemelisiniz çünkü 35 sivili yanlışlıkla öldüremezsiniz.

  29’U ENCÜ, 35 KÖYLÜ...


         Uludere’deki hava saldırısında hayatlarını kaybedenlerin yakınları, geçimlerini sağlamak için hepsinin zaman zaman sınırı geçip mazot almaya g

  13 SORUDA ULUDERE KATLİAMI


         Heronlar köylüleri neden PKK’li sanamaz, GSM sinyaline ne oldu, askerlerin geri çekilmesi ve bombalama emri... ikisi Genelkurmay tarafından ceva

  KATIRIN KULAKLARI


         Roboskili delikanlıları öldüren lazer güdümlü akıllı bombaların, operasyon maliyetini hiç katmadan, tanesi minimum 20 bin dolar; mev

 
           YAZARLAR
  Erol Altunoğlu
Dolandırılma halinde vergilendirme
  Eski Tüfek
Hani Kaddafi kardesindi
  Pavel Korçagin
TEMBELLİGİN MANİFESTOSU !
  Kaan İşbilir
Kadınlar Neden Mutsuz
 

TÜM YAZARLARIMIZ

 
 



Duyarsız'ı Twitter'de Takip Et

           EN ÇOK OKUNAN HABERLER
SEMİHİN BU TWİTİ ORTALIĞI KARIŞTIRD

Galatasarayın genç futbolcusu Semih Kaya, sarı kırmızılı ekibin şampiyonluğ

 
ALMEDANIN SEKSİ DANSI REKOR KIRIYOR

Yarışmacı Almeda Abazi ile partide şarkı söyleyen Amerikalı rapçi Ludacrisi

 
İNTERNETTEN EN ÇOK BU DİZİLERİ İZLE

Nisan ayının izlenme rekoru kıran dizisi açık ara farkla The Vampire Diarie

 
ŞAMPİYONLAR LİGİ FİNALİNİ ONLAR YÖN

17 Mayısta Münih Olimpiyat Stadında 1.FFC Frankfurt ve French Olympique Lyo

 

Sohbet Anasayfa


           HABER ARA
 

KPDSYE GİRECEKLER DİKKAT!

Yabancı dil tazminatı almak isteyen kamu personelinin yabancı dil bilgisi

 
ÖĞRETMENE TAYİN KALDIRILIYOR!

Yeni sisteme göre, öğretmenler belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak,

 

           YORUMLAR

Günlük Gazete Oku



duyarsiz
on Google+

GÜNDEM   GÜNCEL   GÜNDEM   GÜNDEM   Ankara   MEDYA   ANKARA   BASKETBOL  
TRABZONSPOR   FUTBOL   GALATASARAY   MOTOR SPOR   VOLEYBOL   TENİS   F1   FUTBOL  
futbol   FENERBAHÇE   AVRUPA LİGİ   SPOR   BEŞİKTAŞ   SÜPER LİG   1-LİG   ŞAMPİYONLAR LİGİ  
MİLLİ TAKIM   SİYASET   DÜNYA   YAŞAM   ANKARA   MAGAZİN   KADIN   TEKNOLOJİ  
EKONOMİ   KÜLTÜR SANAT   SİNEMA   3.SAYFA   EĞİTİM   ÖZEL HABER   SİZDEN GELENLER   SAĞLIK  
RSS © 2010 Dünyaya Duyarsız Kalmayın .! Türkiye'nin Haber Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim  
M.S.A. Yazılım || Coder / Mahmut GÜNDÜZALP